Ey büyük Atatürk,
İnsanların kendini kaybetmeye başladığı, ülkemizin zor durumda olduğu ve yaşamış olduğumuz dünyanın iyi taraflarının yok olmaya yüz tuttuğu bir zaman diliminde eve kapanmış birilerinin tedavi bulmasını ve virüsün geçmesini beklediğimiz bir günde yazdık bu mektubu. Bu topraklarda doğmuş vatanını seven bir evlat olarak her zaman doğruyu yapmayı ve söylemeyi görev edindik. Ülkemiz, bayrağımız, dilimiz ve milletimiz için daima ileriyi hedefledik. Şu ana kadar bize biz gibi görünse de yanlışın yanında durmamaya, haklı iken sonuna kadar konuşmaya gayret gösterdik. Örnek aldığımız büyüklerimiz bize güçlünün yanında durmayı değil tek başımıza bir güç olmayı öğretti. Sorguladık ! Bu yüzden;
Çağdaş Türkler ‘in geleceğini düşünerek çalıştık ve üretmeye devam edeceğiz. Ülkemizin mesleği gibi görünen tarımın durduğu bu dönemde gerekli faaliyetler geliştirip üretimi uyandırma politikaları uygulamak için elimizden geleni yapacağız. Yerli tohumumuzu yükselterek, insan sağlığını etkileyen GDO içerikli gıdanın tüketilmesinin önüne geçeceğiz. Bile isteye insan sağlığını bozacak hileli gıda yapan/yetiştiren, tohum geni ile oynayan, insan sağlığını bozan tarım ilaçları kullanan ve sahte gıda/tohumu ithal eden herkes ile mücadele edeceğiz. İnsan aklının yitirilmesine, yaşamını yok etmesine sebep olan uyuşturucu maddeleri bulunduran, yetiştiren veya satan kişileri devletimizin kolluk kuvvetlerine bildirmekten zevk duyacağız. Havada, karada, denizde ve her yerde/her koşulda cumhuriyetimizin kolluk kuvvetlerinin yanında duracağız. Gerekirse postallarımızı tekrar giyeceğiz.
Virüs salgının olduğu bu yılda sağlık görevlilerine son derece nezaketli davranarak sonuna kadar destek olacağız. Cumhuriyetimizin doktorları, hemşireleri, bakıcısından tüm görevlilerine minnetimizle esnafın ödemelerini, kredilerini ve borçları için elinden gelen kolaylığı sağlamaya çalışan banka personellerine saygı ile, sağlığını riske atıp görevine devam eden devlet memurlarına teşekkür ederek soframıza ekmeğimizi üreten fırıncılara, marketçilere ve onca riske girip olay yerlerine koşan haber spikerlerine saygı ve teşekkürü bir borç bileceğiz. Yardıma muhtaç insanlara yardım eden iş adamlarına ve sanatçılara minnetle saygı duyacağız.
Teröre destek verenlerle her yerde her koşulda mücadele edeceğiz. Göz göre göre vatanımıza, namusumuza, çocuklarımıza ve canlarına göz dikmiş sırtlanlara adeta bir aslan nidasında olacağız. Kötü niyetle ülkemize bile isteye zarar verenlere ve vermek isteyenlere, halkın iradesini yok sayıp yönetimi yok etmek isteyenlere geçit vermeyeceğiz. Çocuk tacizcilerine, tecavüzcülere, kadın katillerine nefes aldırmayacağız. Hayvanlara eziyet edenlere, işkence edenlere ve onların dünyasında işgalci olduğumuz halde hayatlarını umarsızca alanlara karşı haklarını sonuna kadar savunacağız.
Yolsuzluk yapanlara, devlet malını/kurumunu tahrip edenlere adeta duvar olacağız. Onları bilmeden destekleyenlere uyandırma sistemi uygulayıp desteklerini çekmelerini sağlayacağız. İnsanları dolandıran, bilerek kuralları ve kanunları ihlal eden, çocukların psikolojilerini bozacak argo konuşup ve yayın yapan kişilere/kuruluşlara engel olacağız. Çocuklarımızı ve zihinlerini ele geçirmek isteyen örümcek beyinli kişilere asla geçit vermeyeceğiz ve bununla ilgili teknolojik kontrolü asla göz ardı etmeyeceğiz. İnsan kaçıran, kaçakçılığını yapanlara ve zorla alıkoyanlar ile gerekli mücadelenin sözünü şimdiden veriyoruz. Doğayı kirletenleri, yakanları, yok etmeye teşebbüs edenleri belirleyip cezalandırılmaları için elimizden geleni yapacağımıza da kimse şüphe ile bakamayacak. Türk kültürüne uygun olmayan, kültürümüzü bozacak ve insan düşüncesini kötü yönde etkileyecek yayınların, eylemlerin, ilişkilerin ve buna meyil ettirecek hareketlerin engellenmesi için ciddi şekilde çalışacağız.
Türk Keneşi ve birliği için çalışmalar yürütecek, senin fikir ve ışığında önergeler verecek ayrıca bu birliğin büyümesi/gelişmesi için elimizden geleni yapacağız. Dede Korkut, Oğuz Kağan, Metehan, Alparslan gibi atalarımız sürekli örnek alınacak ve onların yapmış olduklarını sürekli okuyacağız ve aktaracağız. Tam, sağlam ve bağımsız bir tüzük yazıp bunu sürekli geliştirerek dilde, fikirde, savunmada birlik ile vatanımızı güncellenmiş ve güçlendirilmiş tutacağız. Birliğin bayrağını, kimliğini, pasaportunu, dilini(lehçeler dahil) ve tamgaları oluşturacağız aynı anda sürekli geliştireceğiz. Marşlar söyleyeceğiz ve milli bayramlarımızı yaygınlaştıracağız. Marşın bestelenmesi için birliğe bağlı ülkelerden sanatçıların fikrini alacağız. Birliğin tek devlet haline dönüşmesi için tüm gücümüzle çalışacağız. Öksüz ve yetim kalan, her durumda zulme uğrayan Türkmen ve Uygur kardeşlerimize elimizden gelen çaba ile destek olacağız, büyük güç olduğumuzda ilk önce kardeşlerimizi kurtaracağız.
Asya’dan Anadolu’ya Türk soyuna zarar vermiş, zarar vermek istemiş ve zarar vermek isteyen ya da onlara destek veren kimsenin yanında durmadık, durmayacağız. Arap’ın, İngiliz’in, Rus’un, Fars’ın dilini, dilimize girmiş kelimelerini ve kültürünü milletimizin üzerinden çekmek için olağan gayreti göstereceğiz. Hiçbir siyasi partinin savunuculuğunu yapmıyoruz, savunduğumuz parti milletin gözünde tarih olmuş bizim de kalbimize gömülmüştür. Doğruya doğru eğriye eğri demekten sakınmıyoruz, sakınmayacağız. Milletimizi korku bulutları sardığında bile biz bildiğimizden ve onu söylemekten asla sakınmayacağız.
Cumhuriyet ağacının gölgesinde, tarım kooperatifleri, yerli bankalar, teknolojik tesisler, akıllı şehirler, okullar, hastaneler, fabrikalar ve birçok kurum ve kuruluş kurup ülkemizin kalkınması için sürekli çalışacağız. Teknolojinin son derece yükseldiği şimdiki zamanda damarlarına kadar inip en iyi teknoloji ile savunma sanayiden, sağlık sanayine sistemler geliştireceğiz. Yer ve gök arasında çalışıp göklerin üstüne çıkacağız.
Önemli değerlerimiz olan ve uğrunda hayatını feda ettiğin andımızın, nutkun, gençliğe hitabenin, istiklal marşının ışığında Türk Ordusu ile birlikte Tanrı dağlarından, Atina’ya kadar biz varız ve hep biz olacağız.
Ey Büyük Atatürk, merak etme. Sana hakaret edenlerle sonuna kadar mücadele edeceğiz. Türk gençliği olarak milletimizi o çok arzu ettiğin muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak için canla başla okuyacağız, okutacağız, çalışacağız yılmadan, yıkılmadan, bilimle yükseleceğiz. Söz veriyoruz.
Kaygılanma atam. Tarih yine tekerrür ediyor.
Bu gün bizim için 11 Kasım 1938’dir.
Yaşasın Vatan, Yaşasın Türk Milleti.
Osman Ali KACAR